Veri Güvenliği
Gaziantep Şehir Ansiklopedisi olarak, kullanıcılarımızın kişisel verilerini korumak en öncelikli ilkemizdir. E-posta adresleri yalnızca iletişim ve bülten bilgilendirmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Şehit Kamil (tam adı: Kamil bin Hüseyin Kırcalı; d. 1908, Gaziantep – ö. 31 Ocak 1920, Gaziantep), Gaziantep’in Fransız işgaline karşı direnişinin sembolü olmuş 11-12 yaşlarındaki çocuk kahramandır. İşgalci Fransız askerlerinin Türk bayrağını indirmesine karşı koyarken ağır işkence görmüş ve şehit edilmiştir. Bu olay, Gaziantep halkını topyekûn direnişe teşvik eden dönüm noktası kabul edilir ve şehrin “Gazi” unvanını almasında büyük rol oynamıştır.
Kamil, Şehreküstü Mahallesi’nde Kırcalıoğulları ailesinin çocuğu olarak 1908 yılında doğdu. Babası Hüseyin Efendi, annesi Ayşe Hanım’dır. Ailesi orta halli bir esnaf ailesidir. Kamil, sıbyan mektebinde okuyor ve aynı zamanda babasının dükkânında çalışıyordu.
Fransızlar 17 Aralık 1919’da şehre girmiş, 1920 başlarında ise tamamen kontrolü ele geçirmişti. 31 Ocak 1920 sabahı Fransız devriye askerleri, Akyol semtindeki Karagöz Camii’nin yanındaki bayrağı indirmek istedi. O sırada 12 yaşında olan Kamil, bayrağın direğine tırmanarak “O bayrağı ben astım, ben indiririm!” diye haykırdı ve bayrağı göğsüne sarıldı.
Fransız askerleri önce dipçik darbeleriyle, ardından süngülerle Kamil’e saldırdı. Bayrağı bırakmadığı için onu önce karakola, ardından da Amerikan Koleji’nin bodrumuna götürdüler. Burada günlerce ağır işkence gördü: tırnakları söküldü, kolları ve bacakları kırıldı, derisi soyuldu. İşkence sırasında bile bayrağı bırakmadı ve “Bayrağımı vermem!” diye bağırdığı rivayet edilir.
9 gün sonra, 9 Şubat 1920’de işkenceden bilinci kapanmış halde sokağa atıldı. 10 Şubat 1920 sabahı, henüz 12 yaşındayken şehit oldu.
Şehit Kamil’in işkence edilerek öldürülmesi, Gaziantep halkında büyük infial yarattı. Cenazesine on binlerce kişi katıldı. Bu olay, şehirde “Ya istiklâl ya ölüm!” şiarıyla topyekûn direnişin fitilini ateşledi. Kadın-erkek, genç-yaşlı herkes silah başına geçti. Fransızlar daha sonra “Bir çocuk için bu kadar direnç gösterdiler” diye şaşkınlıklarını ifade etmişlerdir.