HANİFİ AÇIKGÖZ (ŞİDO HANİFİ)
Ezo Gelin (Zöhre Bozgeyik) ile yaşadığı evlilik ve ayrılık sürecinin ardından yazdığı Barak havalarıyla tanınmış, Muzaffer Sarısözen tarafından derleme çalışmalarında kaynak kişi olarak değerlendirilmiş halk şairi. (1899-1988)
1899 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesine bağlı sonradan
Dokuzyol adını alan Uruş köyünde doğmuş fakat bu köye çok yakın olan Beledin
köyünde yaşamıştır. Babasının adı Ahmet, annesinin adı ise Fatma’dır. Asıl
mesleği çiftçilik olan Şido Hanifi’nin herhangi bir eğitimi yoktur. Aslen
Türkmenlerin Karaşıhlı aşiretine mensuptur. Barak’taki köy odalarında yöreye
özgü türküleri çalıp söylemeyi öğrenmiştir. Belirli bir ustası olmamıştır.
Bağlaması ilk başlarda üç telli iken daha sonraları beş adet (2 alt, 2 üst ve 1
tel orta) tel takmaya başlamıştır. Dönemine ve yöresine göre bağlama icrası
oldukça iyidir. Bağlama icrası sırasında tezene kullanmamış; bağlama icrasının
en eski icra biçimi olan şelpe de denilen parmak vurma veya çekme yöntemi ile
icra yapmıştır.
Gündüzleri türkü söylemeyen Şido Hanifi, daha çok gece on bir
veya on iki gibi ilerleyen saatlerde türkü söylemeye başlayıp sabaha karşı
bitirdiği anlatılmaktadır. Bu icranın nedeninin gecenin daha sessiz oluşu ve
icra sırasında konsantrasyonunu bozacak herhangi bir hareketin yaşanmaması
olduğu düşünebilir. Bununla birlikte Barak yöresine özgü hikâye anlatan birisi
olduğu zaman, hikâyelerin türkü bölümlerini de sazı ile çalıp söylemiştir.
Muzaffer Sarısözen, yörede yaptığı derleme çalışmaları sırasında Şido Hanifi
ile tanışmış ve daha sonra İstanbul Radyosunda program ve kayıtlar da
yapmıştır.
Şido Hanifi yöreye özgü Barak havalarını gerek bağlaması ve
gerekse sesi ile oldukça başarılı bir şekilde icra etmiş olmasına rağmen onun
daha geniş kitleler tarafından tanınması, ilk eşi olan “Ezo Gelin”den ayrılmak
zorunda kalması üzerine söylemiş olduğu türkülerle olmuştur. Gaziantep’in
Oğuzeli ilçesinin Uruş köyündeki Bozgeyikli Oymağı’ndan Emir Dede ve Elif
Hanım’ın kızı olan Ezo Gelin, 1909 yılında yine aynı köyde doğmuş, 1956 yılında
ise ölmüştür. Ezo Gelin, ilk evliliğini Hanifi Açıkgöz ile yapmıştır. Ancak bir
yıl süren evlilik, aileler arasındaki geçimsizlik nedeniyle sonlanmıştır. Ezo Gelin,
altı sene sonra, yani 1936’da Suriye’nin Halep şehrinin Cerablus kazasının
Kozbaş köyündeki teyzesinin oğlu Mehmet ile evlenmiştir. Ezo Gelin, 1956
yılında bu köyde verem hastalığından hayatını kaybetmiştir. Şido Hanifi’nin
söylemiş olduğu türkülerin hiçbirinde, adı dillere düşmesin düşüncesiyle asıl
adı Zöhre Bozgeyik olan Ezo Gelin’in ismi geçmez. Bunun yerine “Dertli Gelin”
gibi daha tanımsız ifadeleri kullanmayı tercih etmiştir. Ezo Gelin ile
ayrılmaları üzerine şu türküyü söylediği bilinmektedir:
Üstünden al
geymiş altından mavi
Yârim
kanatlanmış uçmanın çağı
Anca Şahin
alır böyle bir avı
Gene dertli
dertli gider bu gelin
Giymişsin
karayı olmuşsun tatar
Derdimi
derdine etmişsin katar
Söylerde
dostlar, ben inanmazdım
Elin
dediğinden olmuşsun beter
Yüce dağ
başında kar bölük bölük
Ayrılık
elinden ciğerim delik
Bu ayrılık
bize Mevla’dan geldi
Gene dertli
dertli gider bu gelin
Murat
kenarına yağmaz mı dolu
Eşinden
ayrılan olmaz mı deli
Günde üç beş
defa gördüğüm yeri
Şimdi yıldan
yıla sabreder gönül
Salınmaz
ateşi saldın özüme
Gecelerde
uyku girmez gözüme
Son zamanda
sen gelirsin sözüme
Gene dersin
ben ettiğim bilmedim
Annesi Huri de
benzer meleğe
Başın için
salma beni dileğe
Gücüm yetmez
şu imansız feleğe
Gene dertli
dertli gider bu gelin
Köyünün dışına çok fazla çıkmayan Şido Hanifi, 31 Ekim 1988 günü
kendi köyünde vefat etmiştir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Atılgan, H. (2025). Barak ellerinin talihsiz Ezo’su. Belgesel
Tarih. https://www.belgeseltarih.com/barak-ellerinin-talihsiz-ezosu/?utm
Oğuzeli Kaymakamlığı & Oğuzeli Belediyesi. (2014). Oğuzeli
kırsal turizminin geliştirilmesi, kırsal tipografi projesi raporu
(TRC1/14/DFD/0049). İpekyolu Kalkınma Ajansı.
Zeyrek, G. (2009). Barak Türkmenleri. [Yüksek lisans
tezi]. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
NOT: Bu bilgiler çeşitli zamanlarda
kendisi Uruş köyü doğumlu olan Halaf İşbilir ve diğer kaynak kişilerle yapılan
özel görüşmelerden ve Oğuzeli nüfus kayıtlarından elde edilmiştir.