HAMAMLAR HÖYÜĞÜ
Gaziantep’in İslâhiye ilçesinde bulunan Tahtaköprü Barajı rezervuar alanı içindeki höyük.
Hamamlar Höyüğü, Gaziantep’in
İslâhiye ilçesinin yaklaşık 15 km güneydoğusunda, Yesemek Mahallesi’nin
yaklaşık 3 km batısında, Tahtaköprü Barajı rezervuar alanı içinde yer
almaktadır. Höyük, 1977 yılında tamamlanan Tahtaköprü Barajı suları altında
kalmış, 2019 yılında baraj gövdesini yükseltme çalışmaları sırasında suların
çekilmesi ile açığa çıkınca Gaziantep Müze Müdürlüğü başkanlığında ve Prof. Dr.
Atilla Engin’in bilimsel danışmanlığında kısa süreli kurtarma kazıları yapılmıştır.
Höyük, uzun yıllar baraj suları altında kaldığından yerleşim katmanları büyük
ölçüde eriyerek yok olmuş, höyük yüzeyinde kalın bir kum tabakası ve mimari kalıntılara ait taş yığınları
birikmiştir. Yaklaşık
150 m çapında olan höyük, 2019 yılında açığa çıktığında korunan yüksekliğinin 2
m civarında olduğu ölçülmüştür. Yapılan incelemelerde höyüğün Karasu Çayı ve
kolları üzerine birkaç km aralıkla dizilmiş Yesemek Höyüğü, Sağır Seydo Höyüğü
ve Reco Höyüğü gibi orta boyutlu höyük yerleşmelerinden biri olduğu anlaşılmış,
yüzey malzemelerinden höyüğün Akeramik Neolitik Çağ’ın en erken evresinden
(PPNA) başlayarak Orta Çağ’a kadar kesintisiz yerleşim gördüğü tespit
edilmiştir.
Baraj sularının çekilmesi ile özellikle
yamaçlarda anıtsal bir yapıya ait taş temel duvarları açığa çıkmıştır. 2019
yılındaki kısa süreli kurtarma kazılarında, açığa çıkan anıtsal yapının
niteliğini anlamak için höyüğün üst kısmı ile güney ve batı yamaçlarında sekiz
adet 10x10 m boyutlarındaki açmada kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Kazılarda
anıtsal yapının Orta Demir Çağı’na tarihlenen ve şiddetli bir yangın tahribatı
ile son bulan iki evreli bir saray yapısı olduğu anlaşılmıştır. Yapı, merkezî
bir avlu etrafında uzun dikdörtgen alanlardan oluşan asimetrik bir plana
sahiptir. Höyüğün neredeyse tamamını kaplayan anıtsal yapı, erken evrede merkezî
bir avluya sahip dikdörtgen planlıyken geç evrede doğu, batı ve güney
kanatlarına eklenen uzun dikdörtgen ek mekânlarla genişletilmiştir. Güney
yamaçtaki kazılarda, depo mekânları olarak tanımlanabilecek odalar açığa
çıkartılmıştır. Batı yamaçta ortaya çıkartılan mekânlarda ele geçen yerinde
korunmuş depolama kapları ile çok sayıdaki dokuma tezgâhı ağırlıkları, dokumacılık
ile ilgili bir üretim alanı ve depo işlevine işaret etmektedir.
Höyükteki kazılar dışında, höyük çevresinde açığa çıkan bazalt
yataklar incelenmiş, yaklaşık 50 hektarlık bir alana yayılan yedi adet bazalt
yatak üzerinde ana kayaya oyularak oluşturulmuş, bir kısmı yuvarlak, bir kısmı
köşeli olan çukur yapılar dikkati çekmiştir. 2 alanda yapılan kısa süreli kazı
çalışmalarında çukur yapıların Akeramik Neolitik Çağ’a tarihlendiği tespit
edilmiştir. Bazalt tabakaların kırılarak kaldırılması suretiyle oluşturulmuş çukur yapılar, yaklaşık 40-70 cm arasında değişen
derinliktedir. Bir kısmının içinde kenarlar boyunca bırakılmış yüksek banklar
(oturma yerleri?), çukur evlerin içinde ve çevresinde ise yüzlerce küçük
yuvarlak çukurcuklar bulunmaktadır. 10-25 cm arasında değişen çapta ve 5-20 cm
arasında değişen derinlikteki yuvarlak çukurcukların tahıl öğütme amacıyla
kullanıldığı düşünülmektedir. Araştırmalar, höyüğün güneyindeki bazalt
yatakların Orta Çağ’da taş ocağı olarak kullanıldığını ve bu nedenle bazı çukur
yapıların tahrip edildiğini ortaya koymuştur.
Su seviyelerinin tekrar yükseleceği göz önünde
bulundurularak tüm bu alanların üç boyutlu lazer taramaları ve mimari çizimleri
yapılmış, iki farklı alanda (A ve B) kazılar gerçekleştirilmiştir. A alanındaki
kazılarda, yan taraflarında oturma bankları bulunan yuvarlak ve yarı dairesel
bölmelere sahip çukur yapılar açığa çıkartılırken B alanında içinde ateş yakma
izleri olan, bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı dikdörtgen planlı tholos tipi bir çukur yapı tespit
edilmiştir. A alanındaki bir çukur yapı içinde ise dikdörtgen bir stel yuvası
ve bitişik alanda şematik idol biçimli bazalt bir stel açığa çıkartılmıştır. Aynı
alanda kısmen korunmuş dikdörtgen bir bazalt stel tespit edilirken höyüğün kuzeyindeki
bazalt yataklarında kısmen işlenmiş yaklaşık 3 m uzunluğunda iki bazalt stel
belgelenmiştir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Engin, A. (2023). Gaziantep’in önemli bir arkeolojik potansiyeli:
İslahiye-Nurdağı havzası ve arkeolojik araştırmalar. Gaziantep Bellek Dergisi, 1, 54-69.
Engin, A., Alparslan,
M., Özdemir,
E., Doruk
Engin, Ş., Kişniş, D. B. (2022). 2019-2020 yılı Yesemek Heykel
Atölyesi ve İslahiye-Nurdağı yüzey araştırması sonuçları. GAÜN Sosyal Bilimler Dergisi, 21(4), 1846-1879.