AYINTAB HİMÂYE-İ EYTÂM CEMİYET-İ İSLÂMİYESİ
Ayıntablı hayırseverlerin kimsesiz çocukları korumak için kurdukları cemiyet.
Ayıntap
Himaye-i Eytam Cemiyet-i İslamiyesinin kuruluşu, Saatçi Rüştü Efendi ve
arkadaşlarının Hikmet gazetesinde yayımlanan Mithat Paşa’nın köylü
eytamlarının idaresi ile ilgili makalesini okumaları ve yetimler için bir
mektep açılması fikrinin sonucunda ortaya çıkmıştır. Saatçi Rüştü Efendi’yle arkadaşları,
kış mevsiminin gelmesi ve Ayıntap’a ilk karın düşmesi üzerine şehirdeki
kimsesiz çocukların durumunu aralarında müzakere etmiş ve bakımlarını
üstlenmişlerdir. Ayıntaplı iki hayırsever şehirdeki kimsesiz ve bakıma muhtaç
çocukların durumunu, yapılan yardımları, yaşananları ve yetim mektebinin
kuruluşunu Hikmet gazetesi bürosuna giderek anlatmıştır. Gazetenin 11
Mayıs 1911 tarihli nüshasında bu gelişmeler yayımlanmıştır. Çocuklara kol kanat
germek için öne çıkanlardan biri de Ayıntap Hâkimi Galip Efendi olmuştur. Ayıntap’ta
bulunduğu süre içinde bir çocuğa da kendisinin bakacağını söylemiş ve yanındaki
parayı bu iş için vermiştir. Diğer bir hayırsever Haşim Efendi ise bir cemiyet
kurulması için girişimde bulunmuştur.
Himâye-i
Eytâm Cemiyet-i İslâmiyesinin kurulmasından sonra Şura-yı Devlet tarafından
tanınması için girişimler başlamıştır. Bir cemiyetin kamu yararına olup
olmadığı Cemiyetler Kanunu’na göre Şura-yı Devlet’in kararına bağlıdır. Halep
Vilayetinden Dâhiliye Nezaretine yazılan bir yazıda cemiyetin biçare yetimlerin
ihtiyaçlarının karşılanması ve eğitimleri için kurulan bir cemiyet olduğu
belirtilmiştir. Dâhiliye Nezareti, 10 Mayıs 1911’de, Cemiyet’in tanınması ve
Cemiyetler Kanunu’nun 17. maddesine göre işlem yapılması için yazıyı Sadaret’e
havale etmiştir. Konu, 19 Mayıs 1911 tarihinde, Halep Vilayetinden gelen
evrakların incelenmesiyle birlikte Şura-yı Devlet’te müzakere edilmiş;
Cemiyet’in kamu yararına olduğuna dair karar verilebilmesi için açık bir
şekilde fiili örneklerin oluşmasının gerektiği, bunun da ancak belli bir
tecrübeye ve zamana bağlı olduğu şeklinde Halep Vilayetine bilgi verilmesi
karara bağlanmıştır.
Bu
arada yetimlerin eğitimlerinde göre gözle görülür gelişmeler yaşanmıştır. Daha
altı ay öncesinde hayatta kalma mücadelesi veren yetimler, öğrendikleri ilmihal
bilgilerini, Nuri Mehmet Paşa Camii’nde cuma namazı vaktinde hazır bulunanlara anlatmış;
onların dikkatini çekmişlerdir. Bu ilgi esnasında, yetimler için mektep binası
yapılması hususu, Cemiyet başkanı tarafından anlatılmış ve yardım edenlerin
isimleri iane defterine kaydedilmiştir. Bu yardımda 192 lira toplanmıştır.
Çitçizade Hacı Abdullah Efendi’nin vasiyetinden 100 lira yardımda
bulunulmuştur. Hoca Ferit Efendi 25 lira, Kethüdazade İbrahim Efendi 15 lira ve
Patpatzade Arif Efendi 8,5 lira vermiştir.
Yetimler
için açılacak mektebin binası konusunda Maliye Nezareti nezdinde yapılan
girişimlerden alınan olumlu sonuç, gazetede ilan edilmiştir. Bu haber herkesi
memnun ederken en fazla sevinenler ise çocuklar olmuştur. Çocukları ziyaret
eden bir hayırsever yetimlere hitaben İstanbul’da kendileri için çalışan
şefkatli babalarının bulunduğundan ve Hikmet gazetesi yazarlarının
hediyelerinden bahsetmiştir. Buna karşılık olarak çocuklardan biri “Öyleyse biz
de efendibabalarımıza mektup yazar ellerini öperiz.” diye cevap vermiştir. Daha
elifbaya henüz başlayalı beş ay olan çocuklar, ellerindeki plakalara güzel bir
şekilde yazabilmekteydiler. Ancak kendilerinden bir mektup yazmaları
istendiğinde, mektubun nasıl yazılacağına, kalemin ve kâğıdın nasıl
tutulacağına dair bir fikirleri olmadığı için önce bir tereddüt yaşamışlardır.
Yine de içlerinden biri sözleri söylemeye, diğeri kaleme ve kâğıda sarılarak
yazmaya başlamış ve bir mektup yazmaya muvaffak olmuşlardır. Çocukların
duygularının dile geldiği bu mektup, Hikmet gazetesine arz olunmuştur. Gazetede,
çocukların kısa süre içinde girecekleri umumi imtihanlarda alacakları notları
da müşfik pederlerine ithaf edecekleri ifade edilmiştir. Bu arada
mektepteki çocuk sayısı gün geçtikçe artmıştır.
Mektebin
inşa ve diğer masrafları için mebus Ali Bey’in önayak olmasıyla yardım
toplanmıştır. İki hafta içinde toplanan miktar 329 lira ve 50,5 mecidiyedir.
Bunun 192 lirası daha önce toplanan miktardı. Bağışta bulunanların isimleri,
Himâye-i Eytâm Cemiyet-i İslâmiyesi Katib-i Umumisi Ali Razı imzasıyla Hikmet
gazetesinde yayımlanmıştır. En fazla yardımda bulunanlar arasında onar lira ile
Kethüdazade Abdurrahman, Hacı Sunufizade Hacı Abdurrahman, Bayramzade Mehmet
Efendiler ve Hacızade Hacı Ömer Ağa; sekiz lira bağış yapan Kethüdazade
Abdullah Efendi, altışar lira ile Hacı Halil Ağazade Zeki, Kimyazade Hacı
Abdülkadir ve Hacı Fakihzade Hacı Mustafa Efendiler idi.
Yardım
kampanyası ile ilgili haberlerin yanında Hikmet gazetesi de bir açıklama
yaparak kampanyanın yayılmasına çalışmıştır. Gazetede “Ey Millet-i necibe-i
İslâmiye! Ayıntap gıptanızı celp etmiyor mu? Ayıntap hamiyetmendanı, sizin necip
kanınıza bir galeyan-ı faziletkârane vermiyor mu? Bu teşebbüs yalnız şu mübarek
memlekete mi has kalacak? Ey ümmet-i naciye-i Ahmediye! Cehle karşı cihad-ı
ekbere!” ifadelerine yer verilmiştir.
Bu
süreçte Hikmet gazetesi desteklerini esirgememiş ve Ayıntap’taki
girişimi kamuoyuna duyurmuştur. Abdullah Edip ve İstanbul mekteplerindeki Ayıntaplılar
adına Hukuk Fakültesinden Hüseyin Cemil imzalı bir yazıda Hikmet
gazetesinin yardımlarından sitayişle bahsedilmekte ve yetimlere gönderilen yüz
tane Öksüz Turgut adlı kitap için teşekkür edilmektedir.
Cemiyet
faaliyetlerine devam ederek 16 Mart 1914 tarihinde bir nizamname hazırlamıştır.
Cemiyet’in Reisi-i evveli Bayramzade Hacı Abdullah Edip Efendi, ikinci reisi
ise Belediye Reisi Mustafa Efendi’dir. Katib-i umumisi Kanavetcizade Mahmut
Efendi, azalar ise Nacar Şeyhi Şakir Ağa, Dişgörenzade Hacı Şakir Efendi ve
Hacı Fazlızade Hacı Murtaza Efendiler olarak belirlenmiştir. Nizamname 18 madde
ve bir geçici maddeden oluşmaktadır. Nizamname suretinde cemiyetin amacı, “…
cümlemizi manen ve maddeten cerihadar eden kimsesiz, yurtsuz, işsiz öksüzleri
iaşe ve terbiye ile bunların heyet-i içtimaiyemiz arasındaki mevki-i mahsus-ı insanilerine
tayine bilfiil hizmet ve muavenet etmektir.” şeklinde ifade edilmiştir.
Nizamnamenin dördüncü maddesinde Ayıntap’ın çarşı ve mahallelerinde barınmadan
mahrum açların ve öksüzlerin toplanarak ihtiyaçlarının giderilmesinin
hedeflendiğine yer verilmiştir. Ayrıca kabiliyetlerine göre temel eğitim
almalarına yardım edileceği belirtilmiştir. Cemiyet yetimler için toplayacağı
yardımları her ay deftere kaydedecek; daimi ve muavin azaları, her ay bir
miktar para vermeyi taahhüt edeceklerdi. Daimi azaların seçme ve seçilme,
muavin azaların ise yalnız seçme hakları vardı. Daimi ve muavin heyet cemiyete
gelir getirmek maksadıyla iane biletleri bastırıp dağıtabilecekti. Nizamnamenin
on dördüncü maddesinde ise Cemiyet’in hiçbir şekilde siyasetle ilgisi olmadığı
belirtilmiştir. Himâye-i Eytam Cemiyet-i İslamiyesi’nin faaliyetleri, amaçları
ve nizamnamesi dikkate alındığında Cemiyet’in kamu yararını önceleyen bir hayır
kurumu olmanın yanında kurumsal bir yapıya bürünme gayretindeki bir girişim
olduğu anlaşılmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA). Dahiliye İdare (DH. İD), 126/20
Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA). Dahiliye Emniyet Şubesi (DH.EUM. EMN), 103/22
Ali Rıza, “Enzâr-ı Millete Ayıntabda İntibâh-ı İslâmî ve Darüleytam”. Hikmet, (23 Haziran 1327).
Ali Rıza, “Ayıntabda İntibâh-ı İslâm ve Darüleytam”. Hikmet, (21 Temmuz 1327).
Bayramzade Abdullah Edib-Hüseyin Cemil, “Muhterem Hikmet’imize!”. Hikmet, (30 Haziran 1327).
Konukçu, Celal Kürşad. “Türkiye Çocuk Esirgeme Kurumu (1923-1981)”. Doktora Tezi, Ankara: Ankara Üniversitesi, 2022.
“Millet ve Teşebbüs Ayıntab Yetim Mektebi”. Hikmet, (28 Nisan 1327).
“Yetimlere Mekteblik Arsa”. Hikmet, (23 Haziran 1327).