ÂŞIK HASAN HÜSEYİN
Gaziantepli halk âşığı ve kaynak kişi. (1901-1973)
Gaziantep’te XX. yüzyılda yaşamış olan ve yöre müzik
kültürüne kaynaklık etmiş olan üç tane Hüseyin vardır. Bunlar, Âşık Hüseyin,
Hüseyin Kırmızıgül ve Âşık Hasan Hüseyin’dir. Bunlardan Âşık Hüseyin,
1920 yılında Ayıntap’ın Yavuzeli’ne bağlı eski adı Miseyri (Gözübüyük) yeni adı
“Kuzuyatağı” köyünde doğmuştur. Babası ve dedeleri hep saz şairidirler. Bir
gözü çiçek hastalığından kör olmuştur. Daha önceleri usta malı söylerken bir
kıza sevdalanması sonucu kendi türkülerini söylemeye başlamıştır. Adana, Ankara
ve İstanbul’u dolaşmıştır. Adana Halkevinde, Ankara Radyosunda ve konservatuvarda
çalmış, çaldığı eserler plaklara kaydedilmiştir. Okuma yazma bilmeyen Âşık
Hüseyin’in türküleri, vezinsiz ve kafiyesizdir. Türkülerinin birçoğunu
sevgilisi için söylemiştir. Doğum tarihleri göz önünde bulundurulduğunda Âşık
Hüseyin ile Âşık Hasan Hüseyin arasında 20 yıl gibi bir zaman bulunmaktadır. Bununla
birlikte Âşık Hasan Hüseyin daha çok cem törenlerinde deyişlerini çalıp
söylemiş ve zakirlik yapmıştır. Fakat Âşık Hüseyin bir Alevi ozan olmasına
rağmen bu tür çalışmaları olduğuna dair herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. Hüseyin
Kırmızıgül ise Gaziantep’in Sarılar köyünde doğmuştur. Ankara Devlet
Konservatuarı tarafından düzenlenen derleme çalışmaları sırasında Muzaffer
Sarısözen (muhtemelen 1938 yılında) “Gönül Gurbet Ele Varma” adlı türküyü
derlemiştir.
Âşık Hasan Hüseyin, 1901 yılında Ayıntap’a bağlı Çapalı
köyünde doğmuştur. Herhangi bir eğitim almamıştır. Gaziantep’te yaşadığı dönem
içerisinde; Antepli Âşık Hasan, Kel Hasan Hüseyin ve Hasan
Hüseyin Dede adları ile tanınmıştır. Geçimini âşıklık yolu ile
sürdürmüştür. Herhangi bir düğüne giderek saz çalıp türkü söylememiştir.
Bununla birlikte gittiği cem törenlerinde ihtiyaçlarının köy halkı tarafından
karşılandığı da edinilen bilgiler arasındadır. Deyişlerini bağlama eşliğinde
söylemiştir. Yetiştiği dönem içerisinde ustalarının kim olduğu, bağlama çalmayı
kimden nasıl öğrendiği bilinmemektedir. Fakat bazı eserlerindeki icrasından
kendisi ile çağdaş olan Âşık Veysel’den etkilendiği görülmektedir. Eserlerinin
bazılarında Hüseyni bazılarında ise Hasan mahlasını kullanmıştır. Kendi
deyişleri ile birlikte yöredeki diğer türkü ve uzun havaları da icra etmiştir.
Uzun zaman Alevi-Bektaşi cem törenlerinde zakirlik de yapmıştır. Malatya, Maraş
ve Antep civarında yaşamış, 55-60 yaşlarında yerleşmiş olduğu İskenderun’da
1973 yılında vefat etmiştir. Âşık Hasan Hüseyin, diğer bir eşinden ayrılmadan dört
evlilik yapmış ve her evliliğinde kendi soyadını değiştirmiştir. Bu
soyadlarından “Caniki” ve “Şimşek” bazılarıdır.
“Gafil Gezme Şaşkın” adlı türkü Yavuz Top tarafından
derlenerek TRT Türk Halk Müziği Repertuvarına kazandırılmış, fakat türkünün
hangi tarihte derlendiği ve kim tarafından notaya alındığı belli değildir. Âşık
Hasan Hüseyin’in 1938’li yıllarda Odeon Plak’ta çıkarmış olduğu ve 3618 sıralı plaktaki
icrasında türkü kıtalarının ikinci satırındaki “Ya Ali’m Ya Ali’m” sözlerinin
yerine notaya “Leyli Leyli” sözleri yazılmıştır. Bu türkünün sözleri şöyledir:
Gafil
gezme şaşkın bir gün ölürsün
Dünya
kadar malın Ya Ali’m Ya Ali’m Ya Ali’m olsa ne fayda
Söyleyen
dillerin söylemez olur
Bülbül
gibi dilin olsa ne fayda
Sen
söylersin söz içinde sözün var Hasan sözün var
Çalarsın
çarparsın Ya Ali’m Ya Ali’m Ya Ali’m oğlun kızın var
Şu
dünyada üç beş arşın bezin var
Cümle
dertler senin olsa ne fayda
Kul
Himmet üstadım gelse otursa
Hakkın
kelamını Ya Ali’m Ya Ali’m Ya Ali’m dile getirse
Dünya
benim deyi zapta geçirse
Karun
kadar malın olsa ne fayda
Bir
gün getirirler seni evinden Ozan evinden
Hakkın
kelamını Ya Ali’m Ya Ali’m Ya Ali’m kesme dilinden
Kurtuluş
yok Azrail’in elinden
Türlü
türlü fendin olsa ne fayda
Âşık Hasan Hüseyin’in tanınmış fakat TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında
bulunmayan diğer bir türküsünün sözleri şu şekildedir:
Yolumuz uğradı mah-i güzele
Güzel için güzel bakmak güzeldir.
Güzelin buyruğu emri üzere
Güzel
ilen yola gitmek güzeldir
Hal
böyle böyle, halım arzeyle, var yare söyle
Beni
mecnun etti, sen oldun Leyla
Mecnun
Leyla’sını bulmaz mı dostum
Güzel
ağlar güzel güler nazınan
Güzel
çağlar güzel söyler sazınan
Güzel
doğar güzel bahar yazınan
Baharda
açılan güller güzeldir
Hal
böyle böyle, halım arzeyle, var yare söyle
Beni
mecnun etti,sen oldun Leyla
Mecnun
Leyla’sını bulmaz mı dostum
Güzel
giyer güzel şalı abayı
Güzel
gezer güzel eli obayı
Güzel
doğar güzel Muharrem ayı
Güzel
için matem tutmak güzeldir
Hal
böyle böyle, halım arzeyle, var yare söyle
Beni
mecnun etti,sen oldun Leyla
Mecnun
Leyla’sını bulmaz mı dostum
TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında, Âşık Hasan Hüseyin veya
Hasan Hüseyin adı ile geçen kişiler aynı kişilerdir. Âşık Hasan Hüseyin’den
Muzaffer Sarısözen, Mehmet Özbek ve Yavuz Top tarafından derlenerek TRT Türk
Halk Müziği Repertuvarına kazandırılmış Gaziantep yöresine ait ikisi uzun hava
olmak üzere
yedi adet türkü [C1] bulunmaktadır.
Repertuvara kayıtlı Âşık Hasan Hüseyin’in kaynak kişi olduğu bu türküler “Ben
de Şu Dünyaya Geldim Geleli”, “Bu Kadar Cevretme Aziz Sultanım”, “Ben de Bildim
Taze Gelin Olmuşsun”, “Gafil Gezme Şaşkın”, “Gül Yüzlü Sevdiğim Neme Gücendin”
adını taşır. Bununla birlikte yaşadığı dönem içerisinde “Sahibinin Sesi” plak
şirketinde 52 adet plak yapmış, fakat bu plaklardan 15 adet türkü ve uzun
havanın ses kaydı elimizde bulunmakla birlikte çoğu kaybolmuştur. En tanınmış
türküleri; “Bu Kadar Cevretme”, “Gafil Gezme Şaşkın”, “Yolumuz Uğradı Mahi
Güzele” adlı kırık havalar ile “Diyarbekir Dolar Şimdi” ve “Bende Şu Dünyaya
Geldim Geleli” adlı uzun havalardır.
[C1]Ben beş tane gördüm ve adlarını yazdım.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Ünler, A. N. (1944). Âşık Hüseyin. Başpınar Aylık
Edebiyat ve Kültür Mecmuası, 3(56-57), 15-17.
NOT: Âşık Hasan Hüseyin hakkındaki
bilgiler, torunu Hüseyin Güçyetmez’den öğrenilmiştir. Hüseyin Güçyetmez görüşme
tarihinde 62 yaşındadır. Ortaokul mezunu olan Güçyetmez, Gaziantep doğumludur.