ALAYBEY CAMİİ
Alaybey Mahallesi Gaziler Caddesi üzerinde bulunan, muhtemelen 1560-1580 arasında inşa edilen ancak bugünkü şeklini 1810’da alan tarihî cami.
İlk olarak muhtemelen 1560-1580 arasında
yapılmış olan eser, bugünkü şeklini 1810’da almıştır. Caminin ilk yapılış
tarihi hakkında herhangi bir kitabe mevcut değilse de 1005 (1597) tarihli bir Şer'î
Mahkeme Sicili caminin XVI. yüzyılın sonlarında yapıldığını göstermektedir. Bu
belgeye göre Gamî Bey’in oğlu Mehmet, Ayıntap kadısına müracaat ederek babası merhum
Gamî Bey'in Tarla-yı Atik Mahallesi’nde yaptırdığı Alaybeyi Camii’ni mütevelli
sıfatıyla tamir ettirdiği hususunu kayda geçirtmiştir.
Caminin doğusundaki hazirede bulunan ve kime ait
olduğu bilinmeyen bir mezardaki “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resulullah
1003” (1594/95) yazısı eserin tarihlendirilmesini sağlayan en eski
vesikalardan birisidir. Bu da Alaybey Camii'nin bahsedilen tarihlerde
yapıldığını göstermektedir. 1749 tarihinde Alaybey Camii mütevellisi Mehmet,
ihmali dolayısıyla mütevellilikten alınıp yerine Şeyh Hacı Abdurrahman tayin
edilmiştir. Eserin taçkapı kısmında daha eski bir kitabenin yerinin bulunması,
caminin tamir kitabesinde yer alan 1810 tarihinde eski planının aynen muhafaza
edildiğini ortaya koymaktadır. O hâlde bu tamir, eskiyen yerin yenilenmesinden ibarettir.
Caminin kıblesinde ve doğusundaki hazirede bulunan mezarlar, sözünü ettiğimiz
bir tanesi dışında 1979 yılında asri mezarlığa kaldırılarak bahçe hâline
getirilmiştir.
Biri kuzeyden, diğeri doğudan iki kapı ile
girilen kuzeydeki küçük avlu, üçgen şeklindedir. Bu avlu, siyah bazalt taşla
döşenmiş, ortasına ise kırmızı, beyaz ve siyah taşlardan meydana gelen büyük
bir pano yerleştirilmiştir. İçten içe 3,00 m genişliğe, 27,40 m uzunluğa sahip
olan son cemaat mahalli, kare planlı dört ayak ve iki yanda duvarlara oturan
beş kemer gözünden meydana gelmiş olup düz örtülüdür. Kemerler sivridir. Bu
mekânın doğusunda minare, onun da yanında cami görevlilerinin kullandığı bir
oda bulunmaktadır. Son cemaat mahallinin zemini baştan başa renkli mermerlerle
iç içe dikdörtgen kompozisyonlar meydana getirecek şekilde döşenmiştir. Harimin
son cemaat yerine bakan sağda ve soldaki iki pencere sivri kemerli yüksek birer
kemer içine alınmıştır. Sağ ve sol taraftaki birer mihrabiye ve harimin son cemaat
mahalline bakan pencerelerin dış yüzlerindeki renkli taş işçiliği dikkate
alınmazsa bu bölümün sade bir görünüşe sahip olduğu söylenebilir.
Son cemaat yerinin güneydoğu köşesinde bulunan minarenin
kare planlı kaidesi, çatı seviyesine kadar devam ettikten sonra yerini onikigen
gövdeye bırakır. Minarenin tek şerefesi, demet hâlinde kümelenen zarif mukarnaslar
üzerine oturtulmuştur. Bu mukarnas kümelerinin altında biri sathi zikzak,
diğeri profilli iki silme bulunmaktadır. Onaltıgen şeklinde ortadaki minare
peteğini kuşatan korkuluklar kafes tekniğiyle geometrik desenler hâlinde
işlenmiş taş levhalardan meydana gelmektedir. Minarenin petek kısmı da çokgen
olup onun üstüne koni biçimindeki külah oturtulmuştur. Son cemaat mahallinin
doğu duvarında yakın zamana kadar üst kattaki imam odasına dıştan beton bir
merdivenle çıkışı sağlayan kapı bulunmaktayken burası 1983 yılındaki tamir
sırasında örülerek kapatılmıştır.
Harime, biri mihrap ekseninde diğerleri doğu ve
batı uçta olmak üzere üç kapıdan girilmektedir. Mihrap mihverindeki basık
kemerli kapı daha geniş olup dışarıdan sivri bir kemer içerisine alınmıştır.
Onu kuşatan sivri kemer tavana kadar ulaşmaktadır. Gerek kapı gerekse onu
çevreleyen sivri kemer, siyah ve beyaz taşlardan münavebeli olarak örülmüştür. 31,20
m x 17,85 m ölçüsündeki harim, kıble duvarının dışındaki 1,95 m uzunluğa sahip
payandalarla birlikte kuzey-güney yönünde 19,80 m genişliğe ulaşmaktadır. İçten
içe 29,30 m genişliğe ve 12,35 m derinliğe sahip olan harim, dört ayağın üstüne
oturan beşer kemer gözlü kıbleye paralel iki sahından meydana gelmektedir.
Harimin örtüsünü teşkil eden çapraz tonozlar, kuzey ve güneyde doğrudan doğruya
duvarlara ve iki yanda gömme birer ayak üzerine oturmaktadır. Mihrap önünde
kubbe yoktur. Caminin doğu ve batı duvarlarına her kemer gözünün karşısına
birer tane pencere konulmuştur. Bu düzen kuzey ve güney duvarında
değişmektedir. Zira mihrabın iki yanında iki, diğer kemer gözlerinin karşısında
birer pencere bulunmaktadır. Son cemaat yerine bakan kuzey duvarına, kapılar
sebebiyle ancak iki pencere konulabilmiştir. Eser hâlihazırda her ne kadar
kırma çatı ile örtülmüş ise de diğer bütün Ayıntap camileri gibi eskiden düz
toprak damla örtüldüğüne kesin gözüyle bakılabilir.
Alaybey Camii’nin en dikkate değer tezyinatı,
harimin ana kapısında, mihrapta ve müezzin mahfilinde toplanmıştır. Harimin
mihrap mihveri üzerinde bulunan taçkapı zeminden tavana kadar siyah, kirli
beyaz ve gül kurusu kesme taş sıralarından meydana getirilmiştir. Kapıyı
çerçeveleyen sivri kemer ile kapı arasındaki boşluğa bir pencere ile bir kitabe
yerleştirilmiş, kitabenin iki tarafına dört kollu birer çark motifi
işlenmiştir. Çarkın göbeği beyaz, kolları siyah ve bunlarla kare çerçeve
arasında kalan ok temreni şeklindeki koltuklar pembedir.
Mihrap nişi mukarnassız olup renkli taş
kaplamaları ile dikkati çekmektedir. Nişin alt kısmı siyah, beyaz, dikey ve
pembe renkli dairevi panolardan meydana gelmektedir. Onun da yukarısına
sırasıyla siyah, beyaz, siyah ve pembe renkli kare şekilli levhalardan oluşan
dört kuşak yerleştirilmiştir. Daha üstte ise yine aşağıdan yukarıya beyaz,
siyah, pembe ve siyah renkli zikzak kuşakları görülmektedir. Nişin sivri kemeri
zıvanalı siyah ve beyaz taşlardan meydana getirilmiş olup en alttaki siyah düz
levha üstteki dikdörtgen şeklindeki alınlığın alt sınırını teşkil etmektedir.
Bu alınlığın içi pembe mermerlerle kaplanmıştır. Daha yukarıda ise talik bir kitabe
panosu ile simetrik olarak yerleştirilen dört pano dikkati çekmektedir. En
uçtaki levhalar, merkezdeki çok kollu koyu renkli bir yıldız etrafında +
işareti şeklinde yerleştirilen beyaz mermer kaplamalardan ibarettir.
Caminin en önemli süslemeleri harimin ana kapısı
üzerinde bulunan ahşap müezzin mahfilinde karşımıza çıkmaktadır. Etrafı palmet
benzeri püskül sarkıtlarla çevrelenen mahfilin alt yüzü dört taraftan kenar
suyu ile kuşatılmış, ortadaki geniş alan geometrik kompozisyonlarla
doldurulmuştur. Bu kompozisyonların esasını on iki kollu yıldızlar
oluşturmaktadır. Bunlar üç sıra hâlinde üçer üçer yerleştirilmiştir. Ayrıca
doğuda ve batıda yarıları kesilmiş üçer tane daha yıldız vardır. Yıldız
motiflerinin aralarında kalan boşluklar, küçük çokgenlerle doldurulmuştur. Bu
motiflerin hepsi çakma olarak yerleştirilen ince çubuklardan meydana
getirildiği için ışık gölge tesiri kuvvetlidir. Tam ortada ise ince işlenmiş,
süslemelerle uyumlu mukarnaslı bir püskül sarkıt dikkati çekmektedir. Mahfil
süslemelerinin asıl zenginliğini kalem işleri teşkil etmektedir. Geometrik ana
panoyu üç silme kuşatmakta olup her birisi değişik kalem işleri ile
bezenmiştir. Bunlar her kenarda farklı farklıdır. Mesela mahfilin en dış
silmenin mihraba bakan tarafı balık sırtı şeklinde zikzaklarla tezyin edildiği hâlde
diğer cepheler yaprak ve çiçek motifleri ile bezenmiştir. Yine ortadaki
silmenin mihrap yönünde yaprak ve çiçekler, gökkuşağı şeklindeki desenlerin
içlerine ve aralarına yerleştirildiği hâlde yan taraflarda bu çiçek ve
yapraklar kıvrık dallar içerisine işlenmiştir. Geometrik süsleme panosunun
hemen dışındaki su ise her tarafta aynı olup çiçek demetinden meydana gelen
kıvrık dallarla bunlar arasındaki gül ve goncalardan ibarettir. Ana panoda yalnızca
geometrik desenlerle yetinilmemiş, bütün yıldızların ve çokgenlerin içleri
kısmen üsluplaştırılmış, kısmen natüralist karakterde olan gül, gonca, yaprak,
nar çiçeği, yıldız vs. ile doldurulmuştur. Kullanılan renkler yeşil, kırmızı,
koyu mavi ve sarıdır. Müezzin mahfilinin bu süslemeleri, Ayıntap’ta türünün en
sağlam ve en zengin örneklerinden biridir.
Müezzin mahfilinde dikkat çeken diğer bir unsur
da mihraba bakan korkuluğun üstünü bir yarım ay şeklinde kuşatan ve iki yanda
bir metre kadar devam ettikten sonra ejder başı şeklinde biten tahtadan
yapılmış bir çıtadır. Son cemaat yerinin doğu ucundaki kapıdan girilince hemen sağında
yer alan bir kapı, yukarıdaki ahşap kadınlar mahfiline ulaşmaktadır. Bu mahfil
boyandığı için süslemeleri hakkında değerlendirmede bulunmak mümkün değildir.
Alaybey Camii, planı, mimarisi ve renkli taş
süslemeleri ile Ayıntap camilerinin özelliklerini arz ettirmektedir. Fakat
eserin asıl önemli tarafı ahşap müezzin mahfilindeki zarif kalem işleri ile
tahtadan yapılmış olan ejderdir.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Çam, N. (1973). Gaziantep camileri. [Lisans bitirme tezi]. Ankara
Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi.
Çam, N. (2006). Türk Kültür Varlıkları Envanteri: Gaziantep 27.
Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Güzelbey, C. C. (1984). Gaziantep Camileri Tarihi. Gaziantep
Kültür Derneği Yayınları.
Güzelbey, C. C., Yetkin, H. (1970). Gaziantep Şer'î Mahkeme
Sicillerinden Örnekler: Cilt 81–141 (Miladî 1729–1825). Gaziantep Kültür
Derneği Kitap ve Broşür Yayınları.