FERİZ (FİRUZ) BEY
XVII. yüzyılda Baraklar başta olmak üzere Horasan’dan Anadolu’ya gelen son büyük Türkmen göçünün lideri olan tarihî şahsiyet.
Son büyük Türkmen göçü ile Anadolu’ya gelen
Barak Türkmenlerinin lideri olduğu kabul edilen Feriz Bey’in Horasan’dan
Anadolu’ya, oradan Rakka’ya devam eden göç ve iskân sürecinde Türkmenlere
liderlik ettiği, Rakka’da Osmanlı paşaları ve çevredeki diğer aşiretlerle
yaşanan olaylar nedeniyle öncülük ettiği Türkmenlerin yarısını alarak tekrar
Horasan’a döndüğü sözlü kültürde anlatılmaktadır. Günümüzde ise kalan
Barakların büyük kısmı Gaziantep’in Nizip, Oğuzeli ve Karkamış ilçelerini içine
alan ve Suriye’ye doğru genişleyen Barak Ovası’nda yaşamaktadır.
Firuz Bey de denilen Feriz Bey, sözlü kültürde nakledilen bilgilere
göre seksen dört bin çadırlık Türkmenlere Horasan ve Türkistan’daki obalarından
Anadolu’nun içlerine kadarki göçlerinde liderlik etmiştir. Doğum ve ölüm tarihi
kesin olarak bilinmemekle birlikte XVII. yüzyılda Horasan’da doğduğu ve o
bölgede öldüğü tahmin edilmektedir. Şifahi geleneğe göre Uzun Hasan'ın ölümünün
ardından aşiretler, Seyyit Selahattin'in soyundan gelen Feriz Bey'i kendilerine
lider olarak seçmiştir. Baraklar arasında adı ve yaşamı zamanla destansı bir
nitelik kazanan Feriz Bey, Barak Destanı'nın temel eksenini oluşturan tarihî
şahsiyet hâline gelmiştir. Sözlü
kültürde, Horasan’dan
çıkmadan önce Feriz Bey’in şairi Sarıhan oğlu Dedemoğlu bir düş görür: “Aşiret
bir kara duman içerisinde kalmış, göz gözü görmez” olmuştur. Horasan’dan
çıkarken Feriz Bey aşiretleri toplamış ve bu aşiretler “İskân Başı’mız sensin.”
diyerek onu lider saymışlardır: Feriz Bey de bunu kabul etmiş, bütün aşiretleri
oymaklara ayırıp isim vermiştir. Türkmenler ve onlarla birlikte hareket eden
aşiretler Batı’ya yönelmiştir. Erzurum yaylalarına kadar sökün edilmiş, oraya
geçici olarak yerleşilmiştir. Bir müddet, geride kalan aşiretler beklenmiştir.
Akabinde çok sayıdaki hayvanla tekrar yollara düşülmüştür. Zorlu koşulların
nihayetinde Yozgat ve Sivas tarafında Osmanlı toprağına çadır kurmuşlardır.
Feriz Bey ve liderlik
ettiği Türkmenler uzun süre Yozgat ve Sivas havalisinde barınamamıştır. Osmanlı
Devleti, 21 Ocak 1691 tarihli İskân Fermanı ile Anadolu’daki çok sayıdaki
Türkmen aşiretini, Rakka’ya (Culab) iskân etmeye başlamıştır. İskâna tabi
tutulan aşiret ve oymaklar hakkında kesin ve net bir bilgi vermek güçtür. Yine
de bazı yazılı kaynaklarda sınırlı sayıda haneden bahsedilmektedir. Mesela bu
kaynaklardan birinde 399 haneli Feriz Bey oğlu Şahin Bey reisliğindeki
Türkmenlerin ve 226 haneli başka bir Türkmen grubun Bozkoyunlu Aşireti olarak
kayda alındığı görülmektedir. Dolayısıyla Feriz Bey’in Türkmenler arasında
Bozkoyunlu Aşireti’ne mensup olduğu söylenebilir. Tarihî olarak kesin olan bilgi,
Anadolu’ya göç eden bazı Barak hanelerinin Osmanlı idaresince çok sayıdaki
diğer yakın ve uzak Türkmen gruplarla birlikle Rakka (Culab) bölgesine
yerleştirildiğidir. Osmanlı arşiv kayıtlarında Barak ve Baraklar için hem
aşiret hem de cemaat tabirlerinin kullanıldığı görülmektedir.
Sözlü anlatımlara göre
Barak göçünün önderi Feriz Bey’in Kurt ve Mehmet Bey diye iki oğlu vardır. Kurt
Bey’in Rakka’da, Feriz Bey ile uzun süre bir arada kalmadığı, Acemistan’a
döndüğü, bazı kaynaklarda “Şahin Bey” de denilen Mehmet Bey’in ise Rakka’da
kalan Barakların liderliğini üstlendiği dile getirilmektedir. Barak sözlü
kültüründe, Barakların Culab bölgesinde yerleşik düzene geçme çabaları,
çevredeki diğer aşiretlerle rekabetleri ve mücadeleleri, ayrıca Osmanlı
paşalarıyla olan birtakım çekişmelerini işleyen çok sayıda şiir, türkü ve ağıt
vardır. Barak havası ve türküleri denilen eserlerin büyük kısmı bu süreçte
yaşanan olaylar üzerine Dedemoğlu ve Kılıçoğlu gibi Barak ozanlarınca söze
dökülmüştür.
Baraklar Rakka’da
sadece bir süre yerleşmiştir. Zaman içinde Rakka’dan ayrılan veya dağıtılmaya
uğrayan ve o dönem hâlâ yarı göçebe olan Baraklar, yaklaşık olarak 1750-1800
yılları arasında bugünkü adıyla Barak Ovası dediğimiz yöreye yerleşmişlerdir.
Barak Ovası diye nitelendirilen bu bölge, kuzeyde Gaziantep’in Nizip ilçesi,
doğuda Fırat Nehri, batıda Sacır Suyu, güneyde Suriye’nin Münbiç şehri ile
çevrelenmektedir. Barakların bu yöreye yerleşmesi de kolay olmamış, buraya
tutunmak için ciddi mücadeleler verilmesi gerekmiştir. Günümüzde Anadolu’nun
dört bir yanına dağılmış Baraklar olmakla ile birlikte her şeye rağmen en büyük
grup Barak Ovası’nda mukimdir. Kısa sürede tam olarak yerleşik düzene geçen
Baraklar, yakın zamanda Barak Ovası’nı da boydan boya Antep fıstığı ağaçları
ile donatmıştır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
Kum, N. (1963). Türkmen Barakları. Türk
Etnografya Dergisi, 57, 27-65.
Tanyol, C. (1952). Baraklarda örf ve âdet
araştırmaları. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Dergisi, 2(7),
71-108.
Tiryaki, G. (2022). Barak’ın sosyal
ve iktisadi dönüşümü. H. İ. Yakar & M. Erol (Ed.). Orta Asya’dan
Anadolu’ya Baraklar (ss. 71-92). Gazikültür A.Ş. Yayınları.