FERİZ (FİRUZ) BEY

Yazar: GÖKSEL TİRYAKİ

XVII. yüzyılda Baraklar başta olmak üzere Horasan’dan Anadolu’ya gelen son büyük Türkmen göçünün lideri olan tarihî şahsiyet.

Bu madde 151 defa ziyaret edilmiştir.

Son büyük Türkmen göçü ile Anadolu’ya gelen Barak Türkmenlerinin lideri olduğu kabul edilen Feriz Bey’in Horasan’dan Anadolu’ya, oradan Rakka’ya devam eden göç ve iskân sürecinde Türkmenlere liderlik ettiği, Rakka’da Osmanlı paşaları ve çevredeki diğer aşiretlerle yaşanan olaylar nedeniyle öncülük ettiği Türkmenlerin yarısını alarak tekrar Horasan’a döndüğü sözlü kültürde anlatılmaktadır. Günümüzde ise kalan Barakların büyük kısmı Gaziantep’in Nizip, Oğuzeli ve Karkamış ilçelerini içine alan ve Suriye’ye doğru genişleyen Barak Ovası’nda yaşamaktadır.     

Firuz Bey de denilen Feriz Bey, sözlü kültürde nakledilen bilgilere göre seksen dört bin çadırlık Türkmenlere Horasan ve Türkistan’daki obalarından Anadolu’nun içlerine kadarki göçlerinde liderlik etmiştir. Doğum ve ölüm tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte XVII. yüzyılda Horasan’da doğduğu ve o bölgede öldüğü tahmin edilmektedir. Şifahi geleneğe göre Uzun Hasan'ın ölümünün ardından aşiretler, Seyyit Selahattin'in soyundan gelen Feriz Bey'i kendilerine lider olarak seçmiştir. Baraklar arasında adı ve yaşamı zamanla destansı bir nitelik kazanan Feriz Bey, Barak Destanı'nın temel eksenini oluşturan tarihî şahsiyet hâline gelmiştir. Sözlü kültürde, Horasan’dan çıkmadan önce Feriz Bey’in şairi Sarıhan oğlu Dedemoğlu bir düş görür: “Aşiret bir kara duman içerisinde kalmış, göz gözü görmez” olmuştur. Horasan’dan çıkarken Feriz Bey aşiretleri toplamış ve bu aşiretler “İskân Başı’mız sensin.” diyerek onu lider saymışlardır: Feriz Bey de bunu kabul etmiş, bütün aşiretleri oymaklara ayırıp isim vermiştir. Türkmenler ve onlarla birlikte hareket eden aşiretler Batı’ya yönelmiştir. Erzurum yaylalarına kadar sökün edilmiş, oraya geçici olarak yerleşilmiştir. Bir müddet, geride kalan aşiretler beklenmiştir. Akabinde çok sayıdaki hayvanla tekrar yollara düşülmüştür. Zorlu koşulların nihayetinde Yozgat ve Sivas tarafında Osmanlı toprağına çadır kurmuşlardır.

Feriz Bey ve liderlik ettiği Türkmenler uzun süre Yozgat ve Sivas havalisinde barınamamıştır. Osmanlı Devleti, 21 Ocak 1691 tarihli İskân Fermanı ile Anadolu’daki çok sayıdaki Türkmen aşiretini, Rakka’ya (Culab) iskân etmeye başlamıştır. İskâna tabi tutulan aşiret ve oymaklar hakkında kesin ve net bir bilgi vermek güçtür. Yine de bazı yazılı kaynaklarda sınırlı sayıda haneden bahsedilmektedir. Mesela bu kaynaklardan birinde 399 haneli Feriz Bey oğlu Şahin Bey reisliğindeki Türkmenlerin ve 226 haneli başka bir Türkmen grubun Bozkoyunlu Aşireti olarak kayda alındığı görülmektedir. Dolayısıyla Feriz Bey’in Türkmenler arasında Bozkoyunlu Aşireti’ne mensup olduğu söylenebilir. Tarihî olarak kesin olan bilgi, Anadolu’ya göç eden bazı Barak hanelerinin Osmanlı idaresince çok sayıdaki diğer yakın ve uzak Türkmen gruplarla birlikle Rakka (Culab) bölgesine yerleştirildiğidir. Osmanlı arşiv kayıtlarında Barak ve Baraklar için hem aşiret hem de cemaat tabirlerinin kullanıldığı görülmektedir.

Sözlü anlatımlara göre Barak göçünün önderi Feriz Bey’in Kurt ve Mehmet Bey diye iki oğlu vardır. Kurt Bey’in Rakka’da, Feriz Bey ile uzun süre bir arada kalmadığı, Acemistan’a döndüğü, bazı kaynaklarda “Şahin Bey” de denilen Mehmet Bey’in ise Rakka’da kalan Barakların liderliğini üstlendiği dile getirilmektedir. Barak sözlü kültüründe, Barakların Culab bölgesinde yerleşik düzene geçme çabaları, çevredeki diğer aşiretlerle rekabetleri ve mücadeleleri, ayrıca Osmanlı paşalarıyla olan birtakım çekişmelerini işleyen çok sayıda şiir, türkü ve ağıt vardır. Barak havası ve türküleri denilen eserlerin büyük kısmı bu süreçte yaşanan olaylar üzerine Dedemoğlu ve Kılıçoğlu gibi Barak ozanlarınca söze dökülmüştür.

Baraklar Rakka’da sadece bir süre yerleşmiştir. Zaman içinde Rakka’dan ayrılan veya dağıtılmaya uğrayan ve o dönem hâlâ yarı göçebe olan Baraklar, yaklaşık olarak 1750-1800 yılları arasında bugünkü adıyla Barak Ovası dediğimiz yöreye yerleşmişlerdir. Barak Ovası diye nitelendirilen bu bölge, kuzeyde Gaziantep’in Nizip ilçesi, doğuda Fırat Nehri, batıda Sacır Suyu, güneyde Suriye’nin Münbiç şehri ile çevrelenmektedir. Barakların bu yöreye yerleşmesi de kolay olmamış, buraya tutunmak için ciddi mücadeleler verilmesi gerekmiştir. Günümüzde Anadolu’nun dört bir yanına dağılmış Baraklar olmakla ile birlikte her şeye rağmen en büyük grup Barak Ovası’nda mukimdir. Kısa sürede tam olarak yerleşik düzene geçen Baraklar, yakın zamanda Barak Ovası’nı da boydan boya Antep fıstığı ağaçları ile donatmıştır.   

Kaynakça

Kum, N. (1963). Türkmen Barakları. Türk Etnografya Dergisi, 57, 27-65.

Tanyol, C. (1952). Baraklarda örf ve âdet araştırmaları. İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Dergisi, 2(7), 71-108.

Tiryaki, G. (2022). Barak’ın sosyal ve iktisadi dönüşümü. H. İ. Yakar & M. Erol (Ed.). Orta Asya’dan Anadolu’ya Baraklar (ss. 71-92). Gazikültür A.Ş. Yayınları.